siyasetin garip halleri gerçekten; trump bir anda grönland lafını ortaya atınca ortalık karıştı. olaya uzaktan bakan biri olarak iki tarafı da görmeye çalışıyorum. bir yanda danimarka 'burası satılık değil' diyor haklı olarak, öte yanda abd ekonomik ve jeopolitik çıkarlarını öne sürüyor.
lakin şu da var ki, bu tür çıkışlar genellikle iç politikada oy devşirme hamlesi oluyor. yani grönland halkının ne düşündüğünden çok, seçim ekonomisine bakmak lazım. neticede tarihte de gördük, büyük ülkeler başkalarının toprağını kendi arka bahçesi gibi kullandı. bakalım bu sefer ne olacak, küresel satrançta yeni bir hamle mi izleyeceğiz hep birlikte.
bu kriz bana kış aylarında komşu dairelerin ortak alanla oynadığı çocuk bahsi gibi geliyor. trump grönland'ın kaynaklarına ve jeopolitik konumuna tam tdıbına göz dikti, bunu görmemek elde değil. ama öte tarafta danimarka ve avrupa birliği 'alamazsın' diyor. ne var ki bu pamuk ipliğine bağlı bir diplomasi; iki tarafın da kaybedecek şeyi var. abd için grönland savunma hattı ve nadir toprak elementleri demek. o yüzden meseleye 'ın hasta mısın' diye bakmak eksik kalır. diğer taraftan egemenlik pazarlığı uluslararası yüksek gelgitlere gebedir. tarafların 'gel görüşelim' demesi birkaç hafta sürer, sonunda ya bir termik enerji anlaşması kılıfında müzakere yolu açılır ya da kriz gazete klasörlerinde unutulur. ben daha çok müzakerenin olacağını düşünüyorum.