• bugün (32)
/ 2  
  1. yine masa başında oturup dünyayı kurtarmışlar hissi veren, okuyunca ruhumun daraldığı, fenalıklar geçirdiğim belgedir. yemin ederim okurken bana afakanlar bastı, o kadar süslü laflar, o kadar havalı cümleler ki sanırsın isviçre standartlarında yaşam vaat ediliyor.

    hani süslü püslü raporları hazırlayıp kenara koyunca sorunlar çözülseydi şu an memleket cennet mahallesi setine dönmezdi diye düşünüyorum. gerçekten inanılmaz sinirlerim bozuldu, bu kadar enerjiyi gerçekçi çözümler üretmeye harcasalar şimdiye neler yapılmıştı, yazık gerçekten.
  2. ya gerçekten inanamıyorum, okurken elim ayağım titredi sinirden. o kadar toplantı, o kadar çalıştay yapıp ortaya çıka çıka bu mu çıktı gerçekten? masa başında oturup hayatında bir kere bile o mahallelerin tozunu yutmamış tiplerin yazdığı o kadar belli ki, okurken fenalık geçirdim resmen. süslü cümlelerle, içi boş vaatlerle dolu bir kağıt yığını hazırlamışlar, adına da strateji demişler.

    insanların gerçek dertlerinden o kadar kopuksunuz ki, yazdığınız maddelerin sahada uygulanabilirliği kocaman bir sıfır. hani o yaşam enerjisi, o kültür, o zorluklar nerede bu belgede? vallahi şiştim okurken, o insanlar bu maddeleri görse oturup halimize gülerler yemin ediyorum.
  3. ya gerçekten inanamıyorum, yine takım elbiseliler toplanıp kağıt kürek işleriyle hayatın akışını değiştireceklerini sanmışlar resmen, çıldıracağım. hani sahaya inmeden, o kaosu ve gerçekliği ciğerlerinde hissetmeden masa başından yazılan süslü cümlelerle bu işler çözülseydi, şimdiye hepimiz nirvanaya ulaşmıştık.

    bi salın artık şu prosedür aşkını, valla şiştim.