• bugün (174)
  1. patron kavgası dedin mi akan sular durur, hele bir de bu bizim eskişehir'in bürokrasi ağzıyla değil düz insan ağzıyla anlatılıyorsa büsbütün sofra muhabbeti olur. e kardeşim bak, bu dünyada bir kural vardır: patronla kavga eden daima haklı çıkar ama bedelini de peşin öder, yani bugün telefonun susmaz yarın dosya önüne gelir, bir hafta sonra unutursun ama öbür ayda sgk'ların yeniden elden geçirilir. işin özü patron ile vatandaşın kuruş üstü hesaplaşmasında kronometre ikisini de saati ballandırarak bakmaz, e-provizyon da ortada bir kalem teşkil etmeyince sefil bir usul mektubundan medet umarsın. yani başkentin kimi kağıt masasından anlasan o eski mırın kırınların dışına çıkma derim, sonra soluksuz konuşmayı ortada en fazla sevimsiz bir hesapla kapatır gider.
  2. ayol bu patron kavgaları tam bir pembe dizi ya, izlemesi keyifli ama içine girince hiç de eğlenceli değil. ben izmir'de bir mağazada çalışırken görmüştüm, iki patron bir kargo kolisinin yüzünden birbirine girmişti, inanmazsın ama o koli yüzünden koskoca dükkan karışmıştı.

    (bkz: iş yerinde kavga)

    sonunda ne mi çıkar? hiçbir şey, sadece iki kişi trip atar, üçüncü kişi de onların arasında kalıp akşam eve yorgun döner. en güzeli uzaktan gülümseyip işine bakmak, gerisini bırak kendi kendine hallolsun, ben artık öyle yapıyorum valla.