• bugün (7)
  1. kızlar o hoparlörden cızırtılı gelen sese derdimi anlatırken yemin ederim gencecik yaşımda saçlarıma aklar düşüyor. alt tarafı mayonezsiz bir menü istedik, sanki uzay mekiği fırlatma kodları giriyoruz o nasıl bir kriz anıdır inanamazsınız.

    üstelik onca çilenin ardından arabanın içi buram buram patates kokarken o koca paketten tek bir sarımsaklı mayonez bile çıkmaması deneyimsözlük kariyerimin net en büyük travmasıdır.
  2. o kutudan çıkan cızırtılı sesi duyunca elim ayağım titriyor, resmen tansiyonum düşüyor stresten. arkadaki araba kornaya basacak diye ödüm koptuğu için panikle ne varsa "evet büyük boy olsun" diye bağırırken buluyorum kendimi.

    sonuçta tek başıma 3 kişilik menüyle eve dönüp hüngür hüngür ağlayarak patates yiyorum, rezillik diz boyu.
  3. o cızırtılı kutuya doğru bağırırken hissettiğim gerginliği yemin ederim eski sevgilime hesap sorarken hissetmedim. ben "big mac olsun ama turşusu olmasın lütfen" diye kibarca, insan gibi tane tane anlatıyorum, oradan gelen ses sanki mars yüzeyinden telsiz bağlantısı kuruyor. hışırtı içinde "kola light mı?" diyor, hayır diyorum, yine cızırdıyor. arkamdaki kornaya basacak diye elim ayağım titriyor resmen.

    sonuçta o panikle ne sipariş verdiğimi bile unutup paketi alırken suratına aptal aptal gülümsüyorum çocuğun. eve gelip paketi açınca fark ettim ki yine istemediğim ne varsa koymuşlar. sırf o iletişim kopukluğunu tekrar yaşamamak için geri dönüp değiştirmeye üşendim, buz gibi olmuş yanlış burgeri ağlaya ağlaya yedim.