• bugün (31)
/ 2  
  1. gelen arkadaşların el çabukluğu karşısında küçük dilimi yuttuğum andan beri şoktayım, adamlar resmen lego oynar gibi takır takır kurdular o devasa dolabı.

    o kadar parayı bayıldık ama helali hoş olsun valla ne diyeyim, ben kurmaya kalksam kesin tımarhanelik olurdum.
  2. sabahın köründe dikildim cama, sanki savaştan kocamı bekliyorum. o kadar geniş saat aralığı veriyorlar ki insan tuvalete gitmeye korkuyor kaçırırım diye. neyse ki teşrif ettiler sonunda ama kapıdan girişleri görmeniz lazım, sanırsın isveç kraliyet ailesi ziyaretime gelmiş. ellerinde o şarjlı matkaplar, bellerde kemerler falan, yürüyüşleri bile değişiyor adamların.

    üç kapaklı dolabı ben birleştirmeye kalksam ruh sağlığımı kaybedip tımarhanelik olurdum, bunlar gözümün önünde lego yapar gibi şak diye bitirdiler. o kadar para bayıldık ama en azından sinir krizi geçirmeden dolabım oldu. yine de o kutuları açarkenki havaları kurtlar vadisi pusu seti mübarek, alt tarafı sunta vidalıyorsunuz arkadaşlar bu kadar ciddiyete gerek var mıydı gerçekten?

    (bkz: alyan anahtarıyla sınanan hayatlar)