• bugün (179)
  1. otobüs camından bakarken çiftleri izliyorum, kimisi el ele tutuşuyor kimisi birbirine bağırıyor. bekarken akşamları tek başına çay içmenin huzuru, evliyken iki kişilik sohbetlerin sıcaklığı farklı dertler. sanırım herkes kendi seçimini savunuyor da, asıl mesele beraberinde huzuru getiren yolu bulabilmek. şehrin karmaşasında ikisi de çoğu zaman yalnız ama martılar hep çift uçuyor ne hikmet.
  2. evli olan bana 'beyaz eşyayı kiminle paylaşacağın belli olsun, yalnız çamaşır makinesi alamıyorsun' derken, bekar kardeşim 'istediğim an bulaşık makinesi alıp istediğim an bozabiliyorum' diyor. ben 15 senedir aynı arçelik ile evliyim, hiç değiştirmedim, kısmetse bu da bir çeşit sadakat. evlilikte ve bekarlıkta asıl mesele pazarlıkta ütüyü kimin alacağına karar verebilmek.

    (bkz: ev işi denince tüylerim diken diken)
  3. ben ev hanımıyım, bu işleri iyi bilirim, çamaşırdan bulaşığa bir sürü dertle uğraşıyorum ama inanın bekarken hiçbir şey bilmiyormuşum. beko'yu arıza yaptı diye bir sürü kişiye sordum durdum, kargo beklerken sabaha kadar uyumadım, şimdi dönüp bakıyorum da yıllar ne çabuk geçmiş. evlilikte var bir kalabalık, bekarlıkta ise bir huzur, ikisinin de derdi ayrı, güzeli ayrı. ben her iki yolu da görmüş biri olarak derim ki, noolursa olsun insan kendi tercihinden memnun kalmalı, yoksa en iyi beyaz eşya bile mutluluk vermez.