• bugün (52)
/ 2  
  1. sabah uyanıp durduk yere mideme giren o garip ağrıyla anlamıştım zaten bir haltlar yediğini. telefona gelen o saçma sapan bildirim sesini kapatması, evde durup dururken telefonla tuvalete gitme ihtiyacının artması falan tam bir tiyatro. sanıyor ki biz anlamıyoruz, sanıyor ki o kaçamak sinsi bakışlarını yakalamıyoruz. beyimiz kendini dünyanın en zeki canlısı sanıyor ama benim rüyalarım bile fbi veri tabanından daha sağlam çalışıyor haberi yok.

    gece yarısı gelen o mesajı ekran parlaklığı en kısıkta okumaya çalışırkenki surat ifadesini ömrüm boyunca unutmam herhalde. o an içimden yükselen dedektif moduyla telefonu elinden bir çekişim vardı, sanırsın olimpiyat meşalesi taşıyorum. sonuç tabii ki hüsran, sonuç tabii ki o klasik inkar politikası ama o suçluluk psikolojisiyle girdiği halleri izlemek paha biçilemezdi. sadakat nedir bilmeyen adamlar için harcadığımız o waterproof maskaralara yazık gerçekten.