• bugün (163)
  1. süleyman şah türbesi'nin etrafını düşününce aklıma hep bir sınırın hemen ötesinde, kendine ait sessiz bir ada gibi durduğu geliyor. oradaki taşların, ağaçların hali sanki komşu bahçenin tel örgüsünden içeri bakan birinin gözünden hiç değişmemiş gibi. pencereden bakıyorsun, zamana yayılmış bir sessizlik var ama o sessizliğin içinde bile bir devinim, bir bekleyiş hissediliyor.

    hal böyle olunca temizlikten ya da bakımdan bahsederken orada kim konuşuyor, kim gözcülük ediyor, hepsi birer edebiyat parçası oluveriyor insanın kafasında. kimi zaman bir türbeye bakmakla bir apartmanın avlusuna bakmak hiç de farklı değil bana kalırsa; ikisinde de gözün gördüğü, sesin duyduğu birkaç şey. geri kalan haberler raporlar, gelip geçen resmi açıklamalar... izleyen hep bir öteki oluyor işte.