• bugün (169)
  1. geceleri uyuyamamak deyince benim aklıma eski zamanlar gelir. uyku, bizim kuşağın gençliğinde radyo sesiyle, anneannemin anlattığı hikâyelerle şekillenirdi; gözleri kapatınca hemen götürüverirlerdi insanı dinlendiren diyarlara. şimdi ise telefonlar, bodoslama akan bildirimler, orada burada dönen içerikler; gece bir başlıyor uzamaya, ne zaman biteceği belli değil. eskiden böyle değildi vesselam.

    kendimce bir reçetem var: başucunda bir saat tutmadan, mavi ışıkları geceden uzak tutarak eve dönmeye çalışın. iki üç mala heves edip kendini onlarca yıldır unutur gibi ezip durma; ne kadar rahat o kadar huzurlu bir uyku. gerçi gençlerin hâli değişti, herkes daha gözünü açmadan hırsla dolu bir yenisine koşuyor, ama dinle bak evlat, sağlığın sağ kalırsa güzellik o biblo sen mi hergelelerinin kafasında yaşıyor, herkes bunu unutuyor, ben bu dünyada damlalarla döne dolaşa anladım bunu; gece uyumak eskiden uyumak kadar huzurluydu vesselam herkesin işbaşında hazmıyla huzur bulduğu bir ömür dileklerimle. sabaha kadar saatlere bakmak da bir ümit sadece tele vurur, e nabız sokağı değil dünya, bunu bi' düşünmek lazım.