• bugün (184)
  1. metrobüs sabah kalabalığı, gözlemleyen biri olarak beni hep aynı şaşkınlığa düşürüyor. bir pencere kenarında ayakta kalmak bile insana düşünmek için tuhaf bir sessizlik veriyor; insanların yüzleri hep birbirine dönük, hiçbiri gerçekten birbirine bakmıyor. omuz omuza ama bir o kadar da uzak bir dünya.

    bu kalabalığın içinde her sabah aynı yüzleri tanıyorsun, aynı istasyonda aynı yerlere çantalarını koyuyorlar, sonra birlikte bir kamış gibi farklı yönlere savruluyoruz. hafif bir şairlikle söylersem, kalabalık da bir manzara; aceleyle çekilip geçtiğimiz.