• bugün (195)
  1. sağlıklı beslenme deyince herkesin ağzında bir ‘organik, doğal’ teranesi. bilmem kaç yıldır emekli sandığından üç kuruş mangal kömürü maaş alan bir kıdemli memur olarak diyorum ki, bu iş abartıldı. millet eskiden bu kadar paranoyak değildi, bahçedeki domatesin üstüne doğrudan biber sula toprağa ver, ye. şimdi binbir türlü sentetik vitamin, soğuk sıkım zeytinyağı, psyllium lifi modası aldı başını gidiyor. oysa vücut binlerce yıllık evrimle her şeye uyum sağlıyor ama reklam bombardımanı yüzünden paralar para değil. (bkz: pahalı diyet çılgınlığı) (bkz: ninelerimiz nasıl yaşardı) (bkz: tohum toprak hava su)

    ne anlaşılmaz bir iştir, mutfakta hamur yoğurmayan, tam buğday ekmeği tarifini bilmeyen uzman psikiyatristlerimiz türedi. sağlıklı yaşa da normal porsiyonları unutma. devlet kurumunda verilen çayı şifalı klamakçasansan yesen yağıyla tuzuylum yedekli. öyle hayat, tevazudan geçer. geri kalmış bir dozlama ve bisiklet felsefesidir.