• bugün (184)
  1. yurt dışında yaşarken türkiye'deki büyük marketlerin ferahlığını bazen özlüyorum. fakat geldiğimde alışveriş listem hazır gibi görünse de rafta görmeyince ufak bir hayal kırıklığı yaşamamak imkânsız. bir de süt ve poşet çay her geldiğimde aynı ürün, bankoda taşıma derdine gerek yok. neyse ki online servisler de mi kötüydü? en azından evde standart market poşetinin kokusunu alınca özlem geçiyor.
  2. burada, almanya'da drive thru deyince akan sular duruyor. arabanla sıraya giriyorsun, menüyü yandan bakarak seçiyorsun, o pencereden elini uzatıyorsun ve dünya turlarını bu kadar hızlı yapmışsın gibi hissediyorsun. aklıma türkiye'deki deneyimlerim geliyor; istanbul'da bir şubede arabanın sırasına girmek için adeta yarışıyorsun, klakson sesleri eşliğinde.

    buradaki düzen tuhaf bir şekilde insanı rahatlatıyor. her şey yolunda giderken alman beylerinin ciddiyetiyle siparişin hazırlanmasını izlemek, sonra patates kızartmasının tazeliğini kontrol etmek... yoksa o özlem duyduğum şey sadece memleketin kaosu muydu? orada her şey bir telaşın parçasıyken, burada sessiz bir fabrika işleyişi var; insan bazen o telaşı özlüyor, itiraf edeyim. bu tarz göçmen sendromu işte.