• bugün (180)
  1. doğduğunuzdan itibaren aslında pesimist olmak için sonsuz sayıda sebebiniz vardır. sonraki yıllarda da bu değişmez. ve pesimist olmak yani umutsuz olmak sizi daha da kötü bir moda sokacağı için gittikçe daha çok izole olursunuz ve hayat düşündüğünüzden de kötü bir şeye evrilir.

    bu yüzden insanlar doğuştan aşırı umutlu ve optimist olarak dünyaya gelirler. evrimsel bir hayatta kalma yoludur. aslında insanın başına güzel şeyler gelmesini sağlayan 1. etken bu boş, temelsiz ve mantıksız umutlu olma hali ve optimizimdir. böyle olunca insan sürekli iyi şeyler arar. ve zaman zaman gerçekten iyi şeyler de başına gelir. ve hayat gerçekten çekilir bir halde görülür çoğu zaman.

    ama dünyayı tanıyan insanların ciddi bir kısmı belli bir yaştan sonra gerçek umutsuzluğa ve pesimizme düşerler. bu dünyanın bir gerçeğidir, bu konuda yanılmıyorlardır. ama bu gerçeğin peşinden gitmek onları sosyal dünyadan uzaklaştırır, aşırı mutsuz ve içine kapanık yapar ve gerçekten başlarına iyi bir şey gelme ihtimali artık imkansıza yakın hale gelir. umutsuz oldukları için de iyi fırsatları da tuzak olarak görüp reddederler. ya kısa sürede hastalanıp ölürler ya da sürünerek nefret içinde acı çekerek yaşarlar.

    ekonomi de aslında bu gerçek dışı umut ve gerçek dışı "her şey iyi oluyor ve daha iyi de olacak" motivasyonuyla yönetilir. aslında ekonomi, realist olarak bakıldığında, iflas etmiştir ya da iflasa gitmektedir tepe takla. hiçbir umut yoktur. hatta büyük çöküş kapıda, birkaç yıl hatta ay ötesindedir, ama bir şekilde sürekli ertelenmektedir. bir kriz, bir bank-run, bir sigorta şirketleri iflas dalgası... borsaların çökmesi, halkta stoklama eğilimleri.. yani her şey çok olasıdır. ve aslında olmaması için de hiçbir sebep yoktur.

    tek sebep, insanların "her şey iyi olacak ekonomi düzelecek" algısıdır. oysa ekonomilerin düzelme ihtimali bile gerçekte yoktur. yani kötüye gidişin bırakın durmasını, kötüye gidiş ivmesinin azalması bile imkansıza yakındır. ama buna rağmen insanlara "ekonomi iyi olacak iyiye gidiyor seneye çok daha iyi olur birçok fırsatlar var" düşüncesi aşılanır. ve insanlar bu düşünceyle çarkları döndürmeye devam ederler. paralarını yıllarca bankalarda tutmaya devam ederler. yani modern ekonomi sistemi, modern hayat kısaca, bu gerçek dışı inançla yürütülür. bir şekilde çöküş sürekli ertelenir (ama tabi olası gelecekti iflasın boyutları da gittikçe devasa hale gelir)

    hayat da böyle malesef, gerçek, acı gerçek, her şeyin korkunç bir ivme ile kötüye gideceği. doğduktan sonra böyle. ama belli bir yaşa kadar bebekler ve çocuklar hayatın büyüdükçe güzelleşeceği fikrine inandırılırlar ve bu inançla sosyalleşmeye teşvik edilirler. dünyada bir şeyler yapmaya, yeni insanlarla tanışmaya hevesli olmaya, büyük yatırımlar yapmaya, ülke değiştirmeye, önemli eğitimlere para ve zaman harcamaya, hobiler geliştirmeye, hatta evlenmeye ve çocuk yapmaya... oysa belli bir yaştan sonra şunu fark eder malesef insan, hayat asla güzelleşmez. evet başa güzel şeyler gelmiştir. tesadüfen gelmiştir ama sosyal olduğundu için ve açık olunduğu için. insanlara güvenildiği için, risk alınmasının mantıklı olduğuna olan tuhaf inançtan dolayı bazen iyi şeyler olmuştur. güzel şeyler. yani bazen zarlar iyi gelmiştir. gelebilir elbette. istatistiksek olarak ne kadar çok zar atarsanız iyi bir zar gelme ihtimali o kadar artar.

    ama belli bir yaştan sonra o güzel şeylerin sadece bir tesadüf olduğunu anlarsınız. dünyanın temelde kötü olduğunu ve bunun üzücü bir gerçeklik olduğunu. ve eğer bu inanca yenilirseniz, hatta bilgi diyelim buna. çünkü zarları 100 kere atmanız gerekiyor ki, 2,3 kere güzel şeyler gelsin. ama kalan 90'ı kötü tecrübelerdir. işte yetkişkin insanların bir kısmı bunu gördüğü için zar atmayı bırakır. dünyanın umutsuzluğuna ve kötülüğüne teslim olur. o noktadan sonra hayatları da biter.

    kısaca, insan bedeni de böyledir. eğer hasta olduğunuza inanırsanız, çok kısa sürede hasta olursunuz ve yıllarca sürünürsünüz. eğer iyileşme şansınız da olmadığına inanırsanız iyileşemezsiniz. oysa, iyi olduğunuza inanırsanız ve hiçbir hastalığınızın olmadığına, o zaman gerçek bu olmasa bile, yıllarca yaşayabilirsiniz.

    ne kadar saçma, yanlış, gerçek dışı, kandırmaca da olsa, insanların dünyada iyi şeyler olacağına dair saf bir inanca sahip olmaları gerekir. her şeyin iyiye gidceğine dair saf bir inanca. böylece binlerce fırsattan, güzellikten birini toplamak için sosyal olmaları, bir sürü girişimde bulunmaları, şanslarını sürekli denemeleri gerekir. illa ki güzel şeyler bir noktada istatistiksel olarak başlarına gelecektir. kötü şeyler içinse, bir bahane bulup kendilerini ya da dünyayı suçlamadan yola devam etmeleri gerekir. dünyaya küsmeden ve gerçekçi bir bakışla yaşamın kötücüllüğünü sorgulamadan. yani kendilerini kandırmaları gerekir. aksi durumda, gerçek ile yüzleşirlerse, ve gerçeği kabul ederlerse, hayat oracıkta biter.
    tümünü göster
   tümünü göster