• bugün (169)
  1. eskiden mahalle kasabına gittiğimizde adam bizi isimle çağırırdı, bir kıymanın hikayesi vardı, arka odada top mühürlü kağıt arasına sarılırdı. o yeşilçam filmlerindeki masumane bakkal halleri iliğime işlemiş, ne zaman 'pınar' kelimesini göreceksin aklımda hep o eski istanbul pazarları canlanıyor, hıçkırıksız geçerdi, şimdi tık tık otobüste mi sipariş veriliyor deyip duruyorum.

    yemek onu dokuyan kişiyle birlikte bu topraklara aittir, doyasıya pişirilirdi, aceleci sosyal medya siparişiyle kağıda sarılı usulden bu yana çok şey değişti. yani kısacası ben o günleri hasret duymadan geçemiyorum, eski defterler açılmış, sonu nasihat ola çığlıklarım öteki dünyaya sessizce sunar.
   tümünü göster