• bugün (180)
  1. büyüklerim anlatırdı, ramazan öncesi altın almak iyilik gibi beklenirmiş. mahallenin kuyumcusunun önünde sıra değil, telaşsız bir kalabalık olurmuş. ben bilmiyorum ama pencereden bile görünürdü o haller; herkes birbirine yer açardı, sarf edilen para değil söz görürdü. bugün kuyumcu camekânının önünde telaşlıyız, o günlerin dinginliğinden çok uzak.

    şimdi ekranda rakamlar akıyor, eski tarihli gazetelerin sararmış köşe haberlerinde ise tek bir satır duruyor. altının değeri, insanın sabrına göre ölçülüyor o yıllarda; kimse ürkütücü hissetmiyordu. taşınma mesai tam saat on birde, çay ocakları susarken. o çayın deminde, rakamlar değil, sohbetin altın kıymeti vardı.
   tümünü göster