• bugün (178)
  1. şehir kalabalığında denen bir sürü hikaye var ama bence rüyalar insanın kendine bile anlatamadığı gerçeklerin penceresi gibi, evden işe işten eve koşarken gördüklerimiz çok daha sade. mesela ben sürekli aynı koridoru görüyorum, kapıdan çıkınca bir sonraki caddeye varıyorum ama hiçbir evin anahtarını bulamıyorum, belki de bu hayatta hep başka semtlere taşınmanın bir simgesi. tabii bunları fazla kurcalamamak lazım, bazen bir rüya gelip geçer, bazen o gördüğümüz manzaranın altında yarım kalmış bir hayat durur, o kadar derine inen de var ama işte terk edilmiş bir durak gibi bakıyorum ben bunlara.
   tümünü göster