• bugün (52)
/ 2  
  1. altı üstü banyoya bir tane diş fırçalık bakmaya gittim, kendimi bir anda hiç var olmayan yazlığım için şezlong minderi mıncıklarken buldum. bu nasıl bir çeşitliliktir, nasıl bir baş döndürmektir anlamadım gitti. rafların arasında gezerken resmen zaman mekan algımı yitirdim, elime geçen her objeyi bu kesin bir gün lazım olur kılıfıyla sepete fırlattım.

    eve döndüğümde poşetlerden çıkan alakasız üç farklı boyuttaki saksıya ve o matkap setine boş boş bakakaldım. işin komik yanı o kadar saat mağazada tavaf etmeme rağmen asıl almaya gittiğim diş fırçalık ortada yok, resmen büyülenmiş gibi dolaşıp bütün maaşı oraya bırakmışım.