-
kasadaki kıza o etiketin poşette kendiliğinden koptuğunu anlatana kadar resmen menopoza girdim çıktım. sanki alt tarafı pijama değil de nükleer füze iade ediyoruz, o ne ciddiyet, o ne suratsızlık yarabbim.
-
aldığım o lanet bluzun üzerimde çuval gibi durması yetmezmiş gibi bir de mağazadaki o sonsuz kuyrukta ömrümün baharını çürüttüm resmen. kasadaki kız sanki iade değil de böbreğimi bağışlıyormuşum gibi prosedür uyguladı, o barkodu okutana kadar arkadaki teyzelerin oflamalarıyla küçük çaplı bir sinir harbi yaşadım. hani alt tarafı bir kumaş parçası geri vereceğiz, sanki nükleer kodları giriyor mübarek.
hesaba paranın yatmasını beklerken de muhtemelen saçlarıma aklar düşecek, torunlarıma anlatırım artık bu efsanevi bekleyişi. online alışverişin o tatlı zehrine kanıp sipariş verirken iyiydi ama o iade butonu yok mu, insanı hayattan soğutuyor yeminle.
(bkz: mağaza kabininde ağlama seansları) -
@1 duyar kasmak istemem fakat öyle bir işte çalışıp güler yüzlü ve canlı olabilen kimseyi görmedim daha önce. çok yorucu bir iş.
- bugün (13)
- vatan bilgisayar teknik servisinde yaşlanmak
- kedi ile köpek arasındaki devasa vizyon farkı
- bitaksi sürücülerinin iptal fantezisi
- sabahın köründe metrobüste akraba olmak
- mühendis ve mimarlara yeşil pasaport verilmesi
- turkcell in yalı kirası gibi fatura kesmesi
- vodafone internet hızıyla sınanmak
- mng kargo takip ekranında yaşanan sinir krizleri
- ülker in çikolata diye sattığı kahverengi mum
- tek yıkamada paspasa dönüşen lcw bluzu
- yeni flörtün spotify çalma listesi
- thy hosteslerinin o kusursuz topuzu
- n11 satıcılarının insana yaşattığı gerilim