• bugün (30)
  1. kızlar yemin ediyorum bu marketin kapısından içeri girdiğiniz an garip bir illüzyon başlıyor. reyonda o kadar tatlı, o kadar avrupai duran o minnoş cam french press'i alıp eve geliyorsunuz ve poşetten çıkarırken resmen un ufak oluyor. hayır yani anlamıyorum, mağazadaki o floresan ışıkların altında bu eşyalar hayatta kalmak için birbirlerine mi tutunuyor? bi su bardağı aldım geçen gün, içine çeşmeden soğuk su doldururken bardak yaşamsal stresten ortadan ikiye çatladı yemin ederim.

    kozmetik veya mutfak reyonuna falan hiç girmeyeyim zaten, indirimde diye aldığım o el kremini sürdüğüm an cildim bana küsüp üç gün boyunca kuraklığa yattı. deneyimsözlük kızları olarak bizim bu ucuz ama aşırı kalitesiz ev eşyası fantezisinden acilen vazgeçmemiz lazım. sepete atarken çok mantıklı geliyor ama valla aldığımız o plastik kevgir bile daha makarnayı süzemeden sıcaktan eriyip lavabonun deliğine akıp gidiyor. hayaller paris, gerçekler eriyen pembe plastik mandallar.